xml’in gelişimi

Internetin ilk yıllarında birkaç HTML tag’i kullanarak gri web sayfaları yapmak oldukça büyük bir işti. Ama zamanla insanlar bunun çok iyi bir reklam aracı olabileceğini farkedip, üzerinde çalışmaya başladılar. Birçok
grafiksel öğe geldi, insanlar tasarım yapmaya başladılar. Bunu Html 2.0 ve 3.0 izledi. Gün geçtikçe internetin altyapısı da düzeldi. Türkiye’de inanılmaz bir ISS(Internet Servis Sağlayıcı) patlaması yaşandı. Paket fiyatları düştü düştü , firmalar bu rekabetten oldukça etkilendi ve geriye oldukça köklü firmalar kaldı. Internet 2. boyutunu yani insanlardan bilgi toplama yakalamıştı. Ve halen belki de bu boyuttayız. Asp bize sunucu taraflı uygulamalar geliştimeye olanak tanıdı hem de cgi, perl gibi dilleri bilmeden sadece Vbscript ile bunu yapmamızı sağladı. Artık web sayfaları dinamik içerik sağlıyordu, sizin kim olduğunuzu anlayıp size özel işlemler yapıyordu ki, veri transferinin önemi oldukça büyüdü. Artık herşey veriye bağlanmıştı. Bir web sitesinin arkasına SQL Server’lar, Oracle’lar SAP R/3 sistemleri durmaya başlamıştı. İşte XML bu veri değişimi işlemini kolaylaştırmak için doğdu. 3. kuşak internette de bu ve yeni teknolojiler kullanılarak insan faktörü ön plana çıkacak ve etkileşimli web siteleri yapılacak. B2B ve B2C’ler yerini Marketplace’lere bırakacak. Biz şu an 2. kuşağı yaşayan ama 3. kuşağa geçmeye hazırlanan bir ülkede bulunuyoruz.

XML ile veri değişiminin kolay hale gelmesi hedeflenmişti ve başarıldı. Artık sizin verilerinizi alacak sistemin ne olduğunu bilmeniz ve ona göre çıktı üretmeniz gibi birşey söz konusu değil. Siz bir XML paketi oluşturup karşı sisteme yolluyorsunuz. O da bu paketi açaral kendi sistemine dahil ediyor. Yani artık internet aracılığıyla farklı sistemler veri değişiminde aynı dili konuşuyor: XML.

Bir önceki yazımız olan xml'e giriş başlıklı makalemizde dtd, metadata ve xml hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir